Takip Edin

Genel

Sırlara Sahip Bir Mezhep; Batınilik

Salı günkü köşemizde Muhammet Oğuz Alp’in kaleminden ”Sırlara Sahip Bir Mezhep; Batınilik” yazısı sizlerle.

Yayınlanma tarihi

-

       İslam  peygamber efendimiz’in vefatıyla türlü ihtilaflara maruz kalmıştır. Bunlardan en önemlisi elbette Şii ve Sünni diye İslam halklarının fikri ve içtihadi  olarak ayrılması olmuştur. Hz Osman’ın atamalar hususunda vermiş olduğu kararların yanlış olduğunu düşünen grupların Mushaf başında hazreti Osmanı şehit etmeleriyle başlar ve hazreti Alinin Muaviye ve  Hz. Ayşe ile mücadeleleriyle devam eder. Ardından Hazreti Hüseyin in Kerbela da şehit düşmesiyle de iyice bu farklılık derinleşir. Şiilik üzerine kurulmuş mezhepler asırlarca ilgi odağı olmuş aynı zaman da Sünni dünyasının tepkilerine reddiyelerine maruz kalmış  hatta  savaşa dönüşmüştür. Bu ayrılık ümmete İslama zarar vermekle beraber İslam’ın karşısında olan haçlılara ve diğer farklı unsurlara fırsat vermiştir onlar da bunlardan faydalanarak İslam topraklarına nifak sokma hususunda geri  durmamışlardır. Ne demişler ‘su uyur düşman uyumaz’ bu nedenle haçlılar bazı zamanlar Şii alemiyle ittifak etmişlerdir ve kendi menfaatleri için ateşe maşa ile dokunma eyleminde bulunmuşlardır.Bunlardan elbette birisi de İsmaililer (İsmaililik) ya da diğer adıyla Batınilerdir. (Batınilik)

       İsmaililik siyasi bir mezhep olarak sekizinci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. 12 imamdan  olan  Cafer  es  Sadık’ın   oğullarından İsmail’in şaraba düşkünlüğünden dolayı küçük oğlu Musa Kazım’ın başlar  kimisi de İsmail in öldüğünü bundan dolayı Musa Kazım’ın başa getirilmek istendiği rivayet edilir. Bu mezhebin kaynağı imamet sorunudur ve bu sorun aslında bitmeyen ve tarih boyunca pasifleşene kadar devam eden bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır. İsmail bin Cafer adına kurulan bu fırka daha sonra Muhammed bin İsmail bin el-Mektum ile devam etmiştir.  Dai adı verilen davetçiler  üzerine kurulu olan bu mezhep  İslam coğrafyasının çeşitli yerlerine yayılmış ve fikri olarak Müslümanları etkilemişlerdir. Mezhebin kurallarını Abdullah bin Meymun   düzenlemiştir.  Setr dönemi ve Zuhur dönemi İsmaililik için önemli iki dönemdir. Setr döneminde gizli bir şekilde dailerle yayılan Batıniler daha sonraları Kuzey Afrika da mehdinin zuhuruyla zuhur evresi başlamıştır. Ubeydullah el Mehdi’nin zuhuruyla birlikte Batınilerin kolları karşı çıkmış kimileri de desteklemişlerdir. 899 yılında Ubeydullah bin Mehdinin çıkışı bazı İsmaililerin reddetmesi ve bazılarının imameti kabul etmesiyle karşımıza yine imamet sorununu çıkarıyor. Ubeydullah el Mehdi kendisine biat etmeyen kollardan birinin başı olan abdan-ı Zikraveyh bin Mihraveyh aracılığı ile öldürdü böylelikle kendisine karşı çıkan muhalif   sesleri   suikastler  ile susturmuş oldu. Ebu Abdullah el Şii tarafından Sicilmaseye davet edilmesi üzerine oğlu Kaimle buraya gelen mehdi tutuklanıp hapishaneye atıldı.Abdullah el Şii’nin ağlebi kuşatmalarına ve hakimiyetine son vermesiyle de serbest kaldı ve buradan mağribe gelen Ubeydullah el Mehdi Fatımi devletinin temellerini atmış oldu.Böylece islam aleminde üç halife’nin birbirine muhalefeti ve mbribirleriyle mücadeleleri başlamış oldu. Bu dönem de İslam aleminin halifelik makamları tamamiyle üstünlük kurma amacı uğruna mücadele edecek  ve Abbasilerin yardımına Türkler yetişecek Şii  dünyası daha farklı bir yöntemle suikastlerle Sünni dünyasını sarsmaya çalışacak tüm bunların hepsinden uzak olan Endülüs Emevileri  ise ilme kendilerini adayıp Avrupa da gelişimin temellerini atmaya yönelmişlerdir.bundan sonra ki dönem de geçen halifeler in kendi imametlerini koruma altına alabilmek için doktrinler yayınladığını ve bu  fikirlerin İsmaililer arasında yayılma çalışmaları yaptığı gözlenmektedir. Bunlardan birisi de Hakim bi Emrillah tarafından ortaya konan Dürzilik anlayışıdır bu anlayış  ile halife kendi ilahlığını yaymaya çalışmış ve bu kavram İsmaililik ve Batınilik düşüncesine ağır darbe vurmuştur.İkinci bölünme ise  en büyük bölünme budur günümüze kadar ulaşan tarihsel şahısları önümüze süren imamet sorunu İsmaililerin Nizari ve Mustali olmak üzere ikiye ayrılmasıdır.

         Nizar ve kardeşi Ahmet’in imamet kavgasından sonra  Nizar’ın hapishane de öldürülmesi ile meydana gelen bölünme İran da ve Irakta büyük yankı uyandırmış sonraları Nizari taraftarları İran da Tebriz de yapılanmaya başlamışlardır.  Burada  yine  önemli  şahsiyetlerden birisi olan Hasan Sabbah’ın çalışmaları göze çarpıyor. Hasan Sabbah Sünni liderlere karşı mücadele vermiş ve genellikle saldırılarını halk’a değil şahıslara yönelik gerçekleştirmiştir. Devletin sinir uçlarına koyduğu adamları ile gizlenmeyi başarmıştır bununla birlikte Sünni liderler de Nizari İsmaililerine karşı tedbirler almışlardır.Kimi zaman büyük Selçuklu’nun kimi zaman ise Eyyubiler’in kuşatmaları ile karşı karşıya kalmış ancak yaptıkları müdahaleler ve suikastlerle bu saldırılar ve kuşatmalar uzun ömürlü olmamıştır aslında yapılmış olan bir hata vardı belki de Hasan Sabbah bundan dolayı yükselişe geçmiştir. Hata şuydu sorunun derinine inmektense hep yüzeysel davranıldı Hasan Sabbah ise sorunun derininde kim yatıyorsa onu ortadan kaldırttı ya da korkutarak bundan vazgeçirmeye çalıştı. Hasan Sabbah ile en çok mücadele verenlerden birisi de hiç şüphesiz  Nizamül  mülk’tür  Batıni propagandasına karşılık  nizamiye medreseleri açılmıştır ancak Hasan Sabbah’ ın emriyle şehit edilmiştir yani Hasan Sabbah sorunun kendisini ortadan kaldırırken alimler vezirler sorunun büyüklüğünü anlayamayarak sadece geçici önlemler almışlardır. Büyük Selçuklu sultanı Muhammed tapar döneminde yine kuşatmalara maruz kalan Hasan Sabbah’ın fedaileri bu dönemde kuşatmayı yapan komutanlara suikastler düzenleyerek orduların direncini kırmıştır.  aynı zaman da Selçuklu da bir çok Batıniyi  ya öldürmüş ya da sürgün etmiştir. Hasan Sabbah  aslında ilim konusunda derinleşmiş bundan dolayı en zor kuşatmaları dahi ilmiyle atlatmayı başarmıştır  tabi sadece dini değil matematik tıp astronomide de derinleşmiştir hatta kimi zaman yapılan kuşatmalarda hava tahmini yaparak  böyle zamanlar da direnci  arttırmıştır. Ardından gelecek imamlara sağlam miraslar bırakmıştır ancak Hasan Sabbah’ın  soyu kesilmiştir çünkü bir oğlu şarap içiyor diye diğer oğlunu da kendisine karşı muhalif oldu diye öldürtmüştür. Merkez  Alamut  olsa da Nizariye İsmaililer’in en önemli propaganda yerlerinden ikincisi Şam olmuştur burada haçlılarla Eyyubilerle mücadele vermişlerdir .Şam da  karşımıza çıkan bir diğer önemli şahsiyet  Raşidüddin Sinandır.Bir nevi o da Şam’ın Hasan Sabbahı olmuştur. Eyyubiler , haçlılar, hospitaller tarikatı ile vermiş olduğu mücadele ile Şam da İsmaililiği yaymış hatta öyle ki bazı antlaşmalarla stratejik kaleler elde etmeyi başarmıştır.Haçlılara başlarda vergi ödemek zorunda olan İsmaililer Raşidüddin Sinan sayesinde bu  vergiden muaf tutulmuşlar ancak  İsmaili elçiler daha Şam’a  varmadan tapınak şövalyeleri tarafından öldürülmüşlerdir Kudüs kralı Amalrick cezalandırmaya çalışmışsada buna ömrü yetmemiştir Suriye.  Nizarilerinin ikinci mücadele ettiği devlet ise Eyyubilerdir.  Ancak Selahaddin Eyyubi  bu dönemde etkin mücadele vermeye çalışmışsa da Raşidüddin Sinan’ın Selahaddin Eyyubi’nin çadırına kadar girip hançer bırakması  Eyyubiler’in anlaşma yoluna gitmesine sebebiyet vermiştir. Böylelikle Nizari İsmailileri ile yeni bir dönem başlamıştır. Hatta öyle ki Eyyubiler’in  haçlılarla vermiş olduğu mücadelelerde yer almışlar ve destek vermişlerdir .Ardından Eyyubileri’in yerine gelen Memluklar iyice Batınileri hakimiyet altına almış ve özerk hale getirip imamların artık ehli sünnetin eliyle atamasını sağlamıştır sonraları pasifleşerek gittikçe dağılmışlar İsmaililer Hz. Ali yi peygamber olarak kabul etmekle birlikte Resulullah’ın son peygamber olduğunu kabul etmezler dilsel farklılıklarından dolayı günümüzde farklı coğrafyalarda yaşamaktadırlar ve  başlarında Hindistan da ikamet eden ağa hanın soyu bulunmaktadır. Nizari İsmailileri halkı hedef almamış liderleri hedef almıştır bundan dolayı eylemleri büyük yankı uyandırmıştır.Sorunu yüzeysel halletmek istememiştir  böylelikle güçlenmiş ne kadar darbe alsalar da bir şekilde bu eylemlerle güç toplamışlardır.Siyasi mezhepler de belki de en etkin olanı da Batınilerdir. Gücünüz ne kadar çok olursa olsun yaptığınız işler ulaştığınız yerler  kadar büyüksünüz bunun örneğini Hasan Sabbah ve Raşidüddin Sinan vermiştir. İsmaililer Kuranı kendilerine göre yorumlayarak fetvalarının kaynağını güçlendirmişlerdir yani dini amaçları için araç olarak kullanmışlardır.  

Muhammet Oğuz Alp

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort istanbul escort www.hxznw.com www.micaze.com www.bursaglobe.com www.enjoyantalya.com www.gzzzn.com pornofb.com pornstab.com xvideosxporn.com
%d blogcu bunu beğendi:

Bonusal

mobil ödeme bahis

mobil ödeme bahis

iddaa siteleri

bonus veren siteler

bedava bonus

deneme bonusu

neropay

casino siteleri

bedava bahis

deneme bonusu veren siteler

bedava bonus veren bahis siteleri

istanbul escort