Bursluluk Sınavı

OKUMAK

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Wordpress Temaları

OKUMAK

İnsan niçin okur? Vakit geçirmek için mi? Yoksa aklını kurcalayan soruların cevabını bulmak için mi? Bin bir çeşit sualler karşılar zihnimizi, peş peşe ardına kadar açılır; tatmin eden bir cevabı bulana dek…Sonuç yine hüsran, yine karanlık, yine elemdir tıpkı Nuri Pakdil’in dediği gibi: “Okumadığın gün karanlıktasın.”

“Okumak, özgürlüğe uçmaktır.” der Aliya İzzetbegoviç (Bilge Kral).Acaba bu sözüyle ne kastetmiş olabilir? O, bu sözüyle kitap okumanın önemini vurgulamıştır. Diğer okumaya değer verenler gibi; en üst perdeden, haykırırcasına…

İnsanoğlu doğduğu zamandan itibaren bilgiye aç, öğrenmeye susuz merakına düşkündür. Bilgi sahibi olmanın ilk yolu da okumaktan geçer. İnsan, okudukça kaybettiği benliğini bulur. İçindeki beni bulmaya doğru bir yolculuğa çıkar. Aradığını bulduğunda ise kitap okumanın karşılığını almış olur. Kitap okumak sanıldığı gibi kolay bir iş değildir aslında. Her şeyden önce sabır işidir, saatlerce oturup kelimelerle, cümlelerle haşır neşir olmak zordur. Saygı işidir mesela, emeğe saygı…

Kitap okuyan insanın hayalleri olur. Bir köşeye çekilerek kendisine yepyeni bir dünyanın hayalini kurar. Kurduğu bu dünya her ne kadar uzak olsa da orada kelimelerle, cümlelerle, kendi benleriyle mutludur aslında. Kitap okurken uzak diyarlarda buluruz kendimizi. Kimsenin bizi bulamayacağı yerlerde…

Mesela tarihi kitaplar okurken bir anda eski zamanlara gideriz. Ya bir padişah oluruz, ya bir casus ya da sırtımızda heybesiyle diyar diyar gezen bir derviş oluveririz. Polisiye kitaplarını okurken de böyledir ya dedektif oluruz, ya polis, ya da arkasına bile bakmadan kaçan suçlu… Önemli olanda bu değil mi zaten? Okuduğumuz kitapla, karakterlerle, olayla bütünleşmek, kendimizi anlatılan olayların içinde bulmak.

“İnsanı farklı kılan okumasıdır.” Bu yazıyı bir tabelada okumuştum. Gerçekten de öyle… Buradaki farklılıktan kasıt; kitap okuyan insanların farklı düşüncelere sahip olması, etrafında olup biten olaylara farklı pencerelerden bakabilmesidir. Okuyan insan empati kurarak karşısındaki kişilerle daha sağlıklı bir iletişim kurar. Kitap okumayan insanlarda ise tersine bir durum gözlenir. Onlar hayata tabiri caizse at gözlüğü ile bakarlar. Hayatta olup bitenleri algılayamadıkları gibi değerlendiremezler.

Kitap okuyan insanlar her zaman etraflarındaki sorunlara çözüm üretmiştir. Geçmişte birçok medeniyet kitaplar üzerine inşa edilmiştir. Bugün bizlere düşen en büyük görevlerden bir tanesi de; bol bol kitap okumaktır. Kitap okuyarak ve okutarak bilinmeyenleri zahir kılmak… Yazımı Türkistan’ın Bilgesi, Rahmetli Alihan Töre Şaguni’nin şu sözleriyle bitirmek istiyorum;

 

“Bizzat Allah Teâlâ Kur’an’ın birinci suresine okuma, bildirme, yazma, kalemle başlamıştı. Peygamberimiz (s.a.s.) kadın erkek, oğul kız demeden bütün ümmetini ilim öğrenmeye buyurdular. Gerekli ölçüde din ilmini öğrenme herkese farz olduğu gibi kendi devletini, vatanını ve dahi dinini korumak için zamanın fen ve ilmini okuyup öğrenme de farzdır.”

( Zeki Eken)

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Medya Anadolu ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

deneme